13 Mayıs 2026 Çarşamba

Kafkasların Baş döndürücü Ormanlarında Bir Çobanın evinde kalmak

Viladi Kafkasın eteklerinde  bitki florasını incelemek için gezintiye çıkmıştık . Çernopiska(Karadeniz) den daha öte bir dünyada idik. Artık şehir namına hiç bir şey hissetmiyorduk . Ormanın uğultusu  uzaklardan baykuş sesleri  geliyordu.  Guguk kuşları ise artık son demlerimine girdiği için iştahlı ötmüyorlardı.
              Ormanın derinliklerinde Karadeniz florasında belkide adı geçmemiş bitkilere şahit oluyordum . Çokta ilgi alanıma giren bir konu değildi. Prof arkadaş böyle bir gezi isteyince Gürcü rehber arkadaş  Arcil eşliğinde böyle bir gezi yapmaya karar verdik ve benim içinde güzel bir deneyim oluyordu.  Eski Rus tipi Lada jipiyle dağlarda geziniyorduk.   Hem nevalemizde vardı kalmak işi sorun değildi ormanın derinliklerinde küçük küçük moteller bulunuyordu.  Azık olarak yanımıza kurumuş dana eti ve balık almıştık,
açıktığımızda  yiyorduk .  Ormanda ayı domuz geyik izleri sürekli görüyorduk  ve adını sanını  bilmediğim bitki türleri karşımıza çıkıp inceleyip fotoğrafını çekip not ediyordu arkadaş ben ise çocukluğuma ait nüans yakalayabilir miyim diye bakınıyordum  . Uzaktan   zilli huni sesleri geliyordu nedir ne değildir diye bakınınca bir keçi sürüsüne denk gelmiştik devasa bir Kafkas çoban köpeği de eşlik ediyordu sürüye,  hafiften bize saldıracak gibi olduysa 'da sürü sahibi dağ gürcü grameriyle bir şeyler söyledi  köpek sakinleşmişti .  
                Çoban  urus tipi ayakları sıcacık tutan potinlerle geziyordu. Sigara içmekten Stalin vari bıyıkları sararmıştı ,Alevi dedeleri gibi İnce kırçıllanmış sakallarıda vardı  sohbetten sonra doğa ve bitki konusunda sohbet etmeye başladık.  Flora açısında enteresan bilgiler verdi. Öyle okuduğundan değil doğan ananın ona öğrettiklerinden yola çıkarak anlatıyordu.  Prof arkadaş bu dediğin yerlere nasıl gidebiliriz dedi? Sürümü yarın o tarafa sürmüş olacağım bir yer söyledi arcile orada buluşup hareket ederiz hemde evininde orada olduğunu söylemişti.  Bu bizler için sıradan bir bilgi olsada prof arkadaş için heyecan verici bir şeydi neyse ormandaki küçük motele  inzivaya çekildik  menüde öğleleyin yediğimiz Kuru dana eti ve kuru balık vardı  üstüne bahçeden alınıp özel üretilen birinci sınıf Sürmene çayı vardı bu dağın doruğunda  Amerika ve Avrupalı devlet adamlarının ve sermayeder sahiplerinin içtikleri çayı içiyorduk. Dışarıda rüzgar ağaçları sallandırıp uğultuyordu  uzaktan köpeklerin boğuk ama sürekli bir şekilde sesleri geliyordu .  Havadan olacak'ki uykumuz gelmişti bir odanın içinde  üç kişi uzanıp deliksizce  uyuyorduk takii  sabaha doğru Kafkas çoban köpeklerin kulağımızın dibinde  sürekli dalmasıyla  irkildik  bir hışımla camdan dışarıya baktık  iki metre boyunda ayı  çevresini saran çoban köpekleriyle  dalaşıyordu sürekli güç gösterisi yapmak için ayağa kalkıp pençelerini sallıyordu.   İlk defa böyle bir olaya denk geliyorduk lakin buralarda normal bir durumdu olay kendi doğallında hallolup gitti biz ise bir iki saat daha uyuduktan sonra dinç bir şekilde kalkıp kahvaltımızı  yaptıktan sonra çobanla buluşacak yere doğru hareket ettik.
               Çoban bizlere eşlik edeceği için oğlunuda sürünün yanında götürmüştü ; sürüyü ona emanet  edip biz yola revan olduk.  Lada Samara jipiyle , başımız dönüyordu böyle güzel bir ormanın içinde gezmekten dolayı  prof çobana bir şeyler diyordu arcil çevirmenlik ediyordu,   ben ise çevredeki  olup biteni seyrediyordum  endemik bitki açısından baya bir malzeme ve bilgi toplamıştık , hava hafiften  yağmaya başlamıştı aracımıza binip dönüş yoluna girdik  çoban bize  sofra hazırlatıp evinde ağırlamak istedi bu isteğini kabul etmiştik   arabayla evin önüne geldik yarı tadilatı bitmiş bu ev çevresinde keçi ağılı vardı envai çeşit tavuk ve hindiler vardı  evin başında ve dibinde bağlanmış iki tane Kafkas çoban köpeği vardı diğeri keçilere eşlik ediyordu.  Tam bir pastoral bir hayattı  evden içeri girdik aile bizleri sıcak karşıladı .  Holde Rus tipi soba yanıyordu,  ailede akşamları burada oturmayı tercih ediyordu , holun en sonundaki tepede meryemana ikonolı fotoğrafı vardı bizleri kutsuyordu .  Yer sofrası kurulmuştu menüde haşlanmış bol kekikli geyik eti ve ekşi mayalı kuru ekmek  keçi yoğurdu ve  yeşil baş soğanlar vardı  Kafkas klasiği yaşıyorduk. Bu tip Sofrayı buradan tutun Rusya'nın tüm köylerinde bulursunuz burası Rusya'ya yakın olan bir gürcü köyü idi,   iştahla sofrada her şeyi yedik Kekikli geyik eti tadı müthişti  yemeğin lezzetinin sadeliğin'den gelmesini her zaman savunanlar'danım .  Bir saate yakın yemeğimizi yedikten sonra   Sürmene çayını demledik.  Kurutulmuş meyvelerle birlikte yudumluyorduk.  Çoban bize klasik anılarını anlatıyordu ,heyecanlı bir şekilde her cümlenin sonuna Yüce İsa eklemesi yapıyordu,  bizim prof flora hakkında sorular sordukça çoban aşka geliyordu anlatıyordu;  ben ise holdeki camdan keçilere bakıyordum geviş getirip gerneşiyorlardı. Boz baykuşlar huzur verici seslerini çıkartıp uçuşuyorlardı.   Çoban  ise ölene  kadar hayvancılıkla uğraşacağını söylüyordu  ve doğayı çok sevdiği'nide belirtmeden edemiyordu. Geceleyin ilerleyen saatlerine kadar  oturduk çayımız iki defa demlendi.   Soluksuz uykudan sonra  sabahleyin kahvaltıda güzel keçi peynirli omletten ve yeşil taze baş  soğan ve çayla birlikte yapıp vedalaştık çobana bize yaptığı hizmetler ve rehberlik için biraz para verdikten sonra aracımıza binip  deniz kıyılarına doğru ilerledik...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

VERHNİY LARS (UPPER LARS)

Gürcistan ile Rusya (Kuzey Osetya) arasındaki tek aktif kara sınır kapısıdır. Gürcistan ile Rusya arasında geçişin sağlandığı ve...