Köle ticaretinin en yoğun olduğu şehirlerden birisi Trabzon'du vakti zamanında. Yerli olsun yabancı olsun hangi gezgini okuduy'sak sürekli bundan bahseder. Trabzon ve bölgesi yüzü Anadolu'ya değil Kafkaslara ve Güney Rusya'ya dönük bir yerdir. Yaşam düşünce anlam genetik olarak 'da tipik bir Kafkas şehridir , bu şehrin diğer türevi de Batumdur hem stratejik hemde iklim anlamında önemli şehirdir Batumdan yüzümüzü doğuya doğru döndüğümüzde ise haritalardan gördüğümüz Karadeniz'in dönüm noktasının olduğu yerleşke vardır Abhazya bölgesi diye bilinir . Trabzon, Batum, Soxum şehirleri ilk çağlardan beri köle Ticareti anlamında önemli şehirlerdir . Enteresan olanı şu ki hiç bir zaman siyahi köleler bölgede olmamıştı taaa ki on sekizinci yüzyılın sonlarında Abhazya'da görülen Afro Abhazyalılar diye bilinen bir grup genetik, yaşam ve kültür olarak hiç bir zaman denk gelmeyeceği bir coğrafya burası çünkü
Abhazlar örflerine adetlerine oldukça bağlı milletlerdir modern çağda bile bu geleneği sürdürürler sülaleciliği oldukça severler Günümüzde 'de tek tük kalsalarda Afro abhazları asimile etme bakımında oldukça Mahirdiler.
Osmanlı'nın narenciye plantasyonlarında çalıştırmak için buraya getirdiği ve daha Rus harbi patlayınca tamemen abhazyalı oldular .
Osmanlı'dan sonra Çarlık Rusya'nın da emri altında bulundular .Kodori nehri çevresinde bulunan Adzy yubzha, chlou, pohvesk köylerinde yaşamışlardır. Sovyetler Birliği döneminde 1927 yılında Rus yazar Maksim Gorkiy, Abhaz yazar Samson Chanba ile birlikte Adzyubzha köyünü ziyaret etti ve orada yaşlı Afrikalılarla görüştü. Etiyopya'daki köylerin isimleri ile Bagadi, Gunma ve Dabakur gibi Afro-Abhaz köylerinin isimleri arasında birçok paralellik bulunduğu için, Afrika kökenli Abhazların kökenine ilişkin Etiyopya versiyonunun doğru olduğunu söylemelerine rağmen henüz ortada kesin bir bilgi ve belge yoktu . Yerli halklar tarafından uydurulan bir hikaye ise Afro Abhazların, koyu tenli ve kıvırcık saçlı olarak tanımladığı eski Kolhiyalıların soyundan geldiği de öne sürülmüştür; ancak Kafkasya'da eski Sahra Altı Afrika varlığına dair başka hiçbir antropolojik veya genetik kanıt bulunamadığı gerekçesiyle genel olarak itibarsızlaştırılmıştır.
İvan İsakov'un Kruşçev'e Afrika kökenli Abhazlar hakkında yazdığı söz konusu belge ve bilgiler hakkında, diğer şeylerin yanı sıra, Kafkasya valisi İllarion Vorontsov-Dashkov'un, Büyük Petro'yu taklit ederek, Çokha'da kendisine eşlik eden Afro Adzyubzhi'lerden oluşan kişisel bir konvoyunun olduğunu söylüyor. Gagra'nın kurucusu Oldenburg Prensi Alexander, sarayında Kafkasya'nın Karadeniz kıyısındaki halkların her birinden, yerel siyahlar da dahil olmak üzere birkaç temsilci bulunduruyordu .. Böyle bir bilgide Rusya tarihinde yer alıyordu.
19. yüzyıla gelindiğinde Afro Abhazların sadece Abhazca konuştuğu biliniyor. Toplam sayıları farklı gözlemciler tarafından "birkaç aile" ile "birkaç köy" arasında tahmin ediliyor.Sovyetler Birliği döneminde AfroAbhazlar narenciye, üzüm ve mısır yetiştiriciliğiyle uğraşıyor, Tkvarchreli'deki kömür madenlerinde ve Sukhumi'deki işletmelerde çalışıyor, örgü fabrikalarında vb. işlerde çalışıyorlardı. Abhaz halkı gibi, Afrika kökenli Abhazlar da bugün Rusça konuşuyorlar. Birçoğu Kodor'u terk ederek Gürcistan'ın diğer bölgelerine ve komşu Rusya'ya, ayrıca diğer yakın ülkelere yerleşti.
Soxumi şehrinde baktığımız zaman Afroz Abhaz hiç yok denecek kadar az bir kaç işletmeleri vardır çoğu köylerindeki yerlerini Ermeni ve abhazlar 'a satmıştır . Bir Afro Abhazlı ablanın mekanına oturduğumuzda çayını kahvesini içtiğimiz sohbetler ettiğimizde bile kendisinin bir Abhaz olarak gördüğünü lakin hafiften yüz yapısının Afrikalımsı tandansında olduğu belli oluyordu..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder