Ayak ve vodka kokulu otobüsün içinde patates tarlası gibi olan yollardan, kumaş pantolon giymiş, rugan ayakkabı içine siyah çorap ,kapotun üzerinde uzun parliament sigarası alıp yakan şoför yanında termosta çay serin bir ilkbahar gecesinde Tilfise doğru gidiyorduk . Yolcu otobüsünde yollar kenarlarında ehil domuzlar otluyordu. Çevrede Sovyetlerden kalma terkedilmiş eski dinlenme tesisleri poti yol ayrımından sapınca ağaçlara karşı orkestrası şefliği yapan ve sesli sesli şarkı söyleyen akli dengesi yerinde olmayan birisi otobüsü görünce sesli sesli ,Gürcüce, MOMEDE MOME diye ünleme yaptı. Şoför hiç aldırış etmeden yoluna devam etti. Haşuri virajlarını yaylana yaylana geçiyordu. Vani kasabasının yol ayrımından düz yola saptık Gori üzerinden Tiflise girdik sağ tarafımızda esinTiflis (Miçkheta) tüm resitaliyle duruyordu. Şehire girerken bizi kral Davidin heykeli karşıladı. Otobüs içinde kadınlar gürcüce nerde inceleklerini söylüyordu. Muavine şoför ise Kendi kendine Davay Madam Davay Madam diye ünleniyordu. Sessizce kura nehrinin iki yakasına serpilmiş şehir tüm güzelliğiyle bizi karşıladı. Sovyet ve Çarlık döneminde kalma çok güzel binalar vardı Ortaca'da inip yürüme jharden (Barlar sokağı) ın üst kesiminde bulunan eski Sovyet motelleri'nin birinde kayıt yaptırmıştım. Burasının güzelliği şehrin her tarafa yakın olmasıydı güzel bir yemek yedikten sonra az ileride sinagog'a uğradım kapısının önünde Kafkas Yahudileri toplanmış konuşuyorlardı. Yanlarından içeri girmeye çalışırken nöbetçi Azeri yahudi abi nereye dedi .Türk olduğumu anlayınca elini çabuk tut kapanmadan gör dedi. Teşekkür edip sinagogu gördükten sonra bahçede Azeri yahudi abi ile biraz sohbet ettik.Kafkaslar ve Hazar imparatorluğu üzerine gayet verimli ve tatlı sohbetten sonra izin isteyip Gürcistan'ın en büyük klisesi olan Samevaya doğru yol aldım sameva eski Ermeni mezarlığının üzerine inşa edilen bir klisedir Tiflis'in Doğu yakasının üst kısmı Ermenilerin yoğun yaşadıği yerdir.Samevada bu mahallenin içindedir. 2005 yılında yapılan bu devasa Ortodoks yapı tüm ihtişamıyla Tiflisi ayaklarının altına alıyor içinde klise kapana'na kadar ilahiler çalıyor , incilde Hristiyanlığın nasıl yayıldığını anlatan gravurler kilisenin duvarlarinda frenksleşmiş durumda idi sadece çok ilginç olan ise bir Frenks vardı Stalini kutsayan papazlar dı dikkatimden kaçmamıştı, hafif tebessüm etmiştim samevayı gördükten sonra Tiflisin meşhur ikinci caddesi olan marjanaşvili caddesine gittim, genelde Türklerin işletmelerinin yoğun olduğu cadde idi. Çarlık Rusya döneminden kalma güzel yapılar caddeye yayılan Türk yemek kokuları Şehrin olmazsa olmazı Tiflis metrosu Sovyetler döneminde yapılma barlar cafeler magazin yerleri burada Akşam yemeğini yiyip çay kahve içdikten sonra taksiyle otele döndüm geceleyin yolda geçirip sabah tura başlamak hayli yormuştu. iyi bir uykudan sonra aparatif bir kahvaltıdan sonra yürüyerek Tiflisin kalbi olan meşhur Özgürlük meydanı geçtim devasa özgürlük anıtı bizi Karşıladı Gürcü kralı Gorgasali'nin ejderha öldüren altın varankli heykeli üstünde tüm haşmetiyle duruyordu. Buradan Meşhur Rustaveli caddesini giriş yaptık 1910 larda yapılan bir cadde burası asıl ismi Erivan meydanıdır, daha sonra Rustaveliye çevrildi 1910 İstanbul'dan sonra En çok Ermeni nüfusunun yaşadığı yer Tiflisti, Ekim devriminden sonra durumlar değişti. Çarımsı tarzı binaların arasında şehiri izlemek hayli keyif vericiydi Cadde üzerinde Gürcistan millet meclisi vardı Önünde iki tane polis duruyordu burayıda gördükten sonra az ileride küçük küçük opera binaları tiyatro binaları vardı onların karşısında Tiflisin en meşhur kafeteryası Marco poloda mola verdik . Güzel bir Medovik Rus pastası çay ve borjomi maden suyu siparişi verdik Rustaveliyi uzun uzadı' ya izliyorduk devasa çınar ağaçlarının altında buradaki dinlenmemizi yaptıktan sonra Cuma camisine geçtik çevresinde görevli Azeri Türkleri vardı cami dış yapısı güzel içi ise sade idi camiyi gezdikten sonra görevli bize çay ikram etti çayımızı içerken Gürcistandaki Kafkas Türkleri üzerine epey sohbet etmiştik Gürcistanin en önemli azınlık halkı AzerbaycanTürkleri olduğunu öğrendim. Mecliste temsil yetkisi vardı , bir çoğu ticarette hayvancılıkta oldukça Gürcistanda iyi konumda idiler. Bunları öğrenmem ve duymam milletim adina gurur verici bir şeydi. Çay sohbetimizi yaptıktan sonra eski tarihi yapılan arasında asma merdivenden sülfür hamamlarının olduğu yere indim müthiş derecede sülfür kokuyordu ortasında bir küçük dere akıyordu az yukarısında tatlı bir şelale mini köprülerin üzeriden kilit kalp metaları vardı yürüyerek Haydar Aliyew parkına gittim heykeli de gördükten sonra antika çarşısına girdim envai çeşit antika malzemeleri tablalar ve şaraplar vardı. Tiflisi hatırlatacak küçük bir anahtarlık alıp barlar sokağı köprüsünde teleferiğe geçtim, kalklis deda (Gürcü Ana) heykelini görmek için bir elinde şarap taşı diğer elinde kılıçla Narikalanın tepesinde duruyordu dostuna şarap düşmanı kılıç gösteren bu heykelin Stalin döneminde yapılan bu heykel kurşun alaşımlı bir yapıdan yapılmıştı heykelin arkasında ise güzel bir botanik bahçesi vardı huzur veriyordu insana. Biraz ruhumu dinlendir'dikten sonra akşam yemeği için Türk resturantına gittim oradan barlar sokağınin atmosferini yaşmak adına biraz takıldım tatli bir yorucu gezmenin ardından otele geçtim dışarıdan caz Blues sesleri geliyordu huzur veriyordu ikinci günümüzüde böylece bitirmiştik üçüncü günde eski Tiflise geçtim. Svoholis katedralli'ni gördük çarşısında biraz gezindikten sonra 1982 yılında yapılan Tilfis Deniz'in oradaki anıta gittim harkulade bir şeydi Gürcistan'ın geçmişi bu anıtın içindeydi arkasında ise Tiflise verilen su barajının yeriydi gerçekten deniz gibiydi. Şehire dönüp yemek erdevat işlerini yaptıktan sonra ; akşamki Meşhur Gürcü yazar Nodar Dumbadze'nin Ben ninem ve iliko adlı romanının tiyatrosu izlemeye gittim farklı bir dille tiyatro izlemek oldukça keyifliydi. Hisleri mimikleri duyguları yakalamak çok güzel bir duyguydu. Tiyatrodan sonra Gürcü burjuvazisinin takıldığı kafertaryalara gittik çevremde hiç türk görmedim oldukça elit bir ortamdı. Kahvelerimizi içip kalktık Tiflis şehrini gezmenin mutluluğu vardı içimde sonraki gün ise Tren yoluyla Batuma hareket etmiştim.........
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
VERHNİY LARS (UPPER LARS)
Gürcistan ile Rusya (Kuzey Osetya) arasındaki tek aktif kara sınır kapısıdır. Gürcistan ile Rusya arasında geçişin sağlandığı ve...
-
MARZUBAN BİN NAME Mojda aradı Tehran'dan nasılsın neler yapıyorsun kısmını geçtikten sonra İran eski cumhurbaşkanı Ayetullah Muhammed...
-
Mestia'nın normal yolu var ,zugdidi üzerinden .Ama ordan gitmek istemedik kutaisis'den dağı aşıp gitmek bize kestirme ...
-
MEZARLIKLAR Mezarlık gezmek bizde tutku oldu. Bir topluluğun antropolojik haritasını çıkarmanın en kestirme yolu olmalı. Canlı insanların ka...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder