Tahran, İran’ın ihtişamlı geçmişine sahip olmadığından dolayısıyla gezginlerin çoğu Tahran’ı atlayıp İsfahan’ı ve Şiraz’ı tercih ediyor. Bununla birlikte, yakın zamanda açılan konaklama yerleri, müzeleri vb. ile Tahran gezilecek yerler değerlendirilmesi gereken bir destinasyon.
Siyah çarşaflı kadınlardan başörtülerini başlarının ucunda takan güzel kızlara, hem geleneksel çarşılara hem de modern sanat galerine, tam bir trafik kaosuyla Tahran, gerçek anlamda bir metropol. Böylece İran’ın kentsel alt kültürünü görebileceğiniz bir Ortadoğu başkenti.
Akşam olduğunda sokaklar işporta satıcıları ile doluyor. Halk giyim ve diğer ihtiyaçlarını bu şekilde karşılıyor. Çünkü yok, olanda aşırı pahalı. Türkiye pahalı mı diyorsunuz, bu nedenle gidin de görün. Eski Pegeout 508 gibi araçların lisanslı üretimini yapıyorlar ve bunlara biniyorlar. Bir Clio arabaya 5 milyon, marka bir kazağa 10 bin lira verdiğinizi düşünün. O yüzden nevruz gibi tatillerde Türkiye hücum edip alışveriş yapıyorlar.
Turumuza başlamadan önce ilk işimiz para bozdurmak oldu. 100 dolar bozdurduk kişi başı. 100 dolar, 4 milyon 210 bin İran Riyali ediyor. Parayı neremize sokacağımızı şaşırdık. Ayrıca 3 farklı para birimi var. Eski TL, YTL ve YTL sonrası para birimimiz gibi düşünün. Ama aynı anda hepsi de geçerli. Kafamız karman çorman oldu. Birkaç gün geçmesi gerekti kafamızda oturması için Tahran gezip gözlemliyorduk sanki zamanın durduğu yerdi kendi has özel bir tarzıyla modernizm pek fazla girmemişti kendi has özelliklerini net bir şekilde görebiliryorduk lakin Gürcistanda bir ara böyleydi daha sonrasında ise tanınmayacak bir boyuta ulaştı özelikle Batum .
Şehirde yine kahvehanlerde satranç oynanıyordu kulağa hoş gelen Pers müzikleri çalıyordu Humeyninin ve yeni dini lider Ali Hamaney in fotoğrafları Şehrin her yerinde asılıyordu dünyada istihbarat bakanlığının olduğu tek ülke ve tek başkent diyebiliriz aynı zamanda en araç sürkülülasyonunun olduğu başkent hizmet sektörü çok iyi boyutta karınınızı şehrin her yerinde doyurabilirsiniz kafeteryalar İran kültürü şeklinde dizayn edilip içleri harkulade İran çinileriyle.dizayn edilip Görsel zevliliği had safhasında yapmayı başarmışlar menülerde ise biraz avrupaimsilik var dış dünyaya çok açılmadıklari için Tek Avrupa'ya açılan Kapısı Türkiye olduğu için çok merak ediyorlar Hem Türkiye'yi hemde Avrupa'yı Avrupai yaşam tarzı ve kültürel tarz olsun daha çok yeni nesilin ilgilerini uyandırıyor Avrupai bir müzik dinlediklerinde daha iştahlı ve her kelimesini özenle dinliyorlar Türkiye televizyon kanalları hemen hemen her yerde dinleniyordu en çokta ilgimi çekenlerden bir taneside Çayın yanında şeker kullanılmıyordu ,daha kuru meyveler ve kuruyemiş kullanılıyordu. Tahran İran'da kış aylarında hava kirliğiliğinin yoğun kentlerden birisi deprem riski yüksek olan şehirler arasında sürekli başkenti başka yere taşıyalımmı fikirsel tartışmada Molla meclisi
Şehir dizayn olarak İran'ın gezip gördüğüm şehirleri çok iyi dizayn edilmiş bizdeki gibi üst üste değil aynı nüfusa sahip olmamıza rağmen şehrin her yerinde devasa çınar ağaçları var burada Kuzey gibi şehir dizayn durumunu park ve bahçelerin hizasına göre yapıyorlar kendilerinin dünyaya tanitabilmek için çok sayıda müze ve Tarihi yapıları var molla camilerinden sonra belkide ibadet edercesine insanlar müzelere tarihi yapılara ilgi oldukça fazla dünyaya kendilerini çok iyi tanıtabililiyorlar bu konuda kültür sanat etkinliklerine ilgi çok fazla Tahrandaki arkadaşımıza bu konu sorduğumuz kitap günlerinde sıranın ucu görünmez haldedir cevabını alıyorduk keza sineması dünya klasmanında bana göre bunun nedeni ise hem yerleşik kültürün yanına kendi ülkelerindeki yaşamı iyi gözlemlemelerinden kaynaklanması dikkatimi çekenlerden bir taneside sokaklarda çok kitap seyyar satıcıların olması idi eskiden bizdede vardı lakin kaybolup gitti Tahran için gözlemlerim böyle bir durumdu birazda gezip gördüğüm yerlerden basedelim
İlk durağımız
Gülistan sarayı
1.Tahmasp döneminde yapılan bir güzel yapı her yerde olduğu gibi Türk Safevi devletinin eseriydi tarihin her döneminde devlet başkanlarının ikametgahı olarak kullanmış sadece Pehlevi döneminde resmi törenle ve yabancı heyetlerin ikemtgahi olarak kullanılmış günümüzde müze olarak kullanılıyor her sarayın içinde farklı salonlarda bulunuyor bunlar içinde ayrı ödeme yapılama zorunluğu vardı ben ana binaya girip çıkmıştım gayet yeterliydi ama gezdikçe şunu daha iyi anlıyorumda Avrupa'nın İrana karşı hasetçe tutumunun altında siz doğulu olupta nasıl bı kadar şeyi başarabiliyorsunuz durumu vardı gezip gördükçe farkına varabiliyordum buradan.
Tehran pazarına geçtik İran'da en çok sevdiğim doğu Rapsodili ve başka bir zaman dilimine ait içinde eski dillerin halen daha konuşulduğu pazarlardı labirent gibi sokaklari vardı içinde envai çeşit baharatlar vardı renk cümbüşü gibiydi Tebriz ve isfehandaki pazarlardan burasının tek farkı baharat ağırlıkta olmasıydı ve turistin falza olmamasıydı bir sürü enteresan dilleri duyuyordum pazarda gezerken modern dillerin dışında buda hayli güzel bir duyguydu .
Hiç vakit kaybetmeden soluğu iran ulusal müzesinde almıştık burada Isfahan kadar turistik bir hava yoktu başkent olmasından sebep olabilir 3 ana bölüm vardı müzede Bastan dönemi (Pers imparatorluğu) İslam dönemi modern dönem bize Persapolis bölümünü gezdik müzenin en ilginç çekici yanı Tuz madeninde ölen yıllar sonra bulunup Tuzun koruculuğu sayesinde Tahribata uğramamış olan tuz adam mumyası idi .
Tahran gezisinin olmazsa olmazı Mücevher müzesiydi içinde beş bine yakın mücevher vardı en dikkat çekici ise Dünyanın en büyük Pembe elması burada görmek keyif vericiydi Hindistan olsun Afganistan olsun vakti zamanında çok elmas gelmiştir ve bir çok savaşa ve taht kavgalarına neden olan elmaslar bu müzede sergilenmekte görülmeye değerdi
300 dönüm arazi üzerine kurulan içinden nehir akan devasa bahçelerin olduğu on dokuz adet müzenin olduğu alanın büyük bölümü bahçe olduğu Sadabad sarayı insana yok böyle bir şey sölettiriyor Hassan Sabbahın kurduğu cennete benziyordu gerçi Pehlevi ailesininde bundan altta kalan yanı yoktu biz ise Mellat (White) palace Royal cars muzeum green palaceyi gezdik özellikle Royal cars müzesindeki arabalar dudak uçuklatıyor özel konukların saray bahçesinde gezdirildiğil saray bahçesinden çıkarılmayan araçlar Farah için özel üretilen yalnızca tek tane olan Mercedes hayret verici bir durumdu
Son göreceğimiz yer ise Tahran'ın meşhur meydanı Azadi meydanı'ydı yapımına 1972 de başlayıp 76 da biten bu meydan 50 bin m2 alan ile İran'ın ikinci büyük meydanıydı meydanın tam ortasında 48 metre uzunluğunda Azadi kulesi vardı İran devriminin olduğu tüm protestoların gerçekleştiği Tahran denilince ilk akla gelen yerdir Azadi meydanı ........
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder