12 Mayıs 2026 Salı

Kafkasya ve Azerbaycan’da Şiî-Alevî Türkler



Dağıstan’da Müslümanların oranı yüzde 92, Hıristiyanların yüzde 5, Yahudilerin ise yüzde 3’tür. Müslüman nüfusun yüzde 97’si Sünnî, yüzde 3’ü Şiî‘dir. Şiîler Azerbaycan’dan göç ederek Derbend şehrine yerleşen Azeriler ile Lezgilerin küçük bir kısmını oluşturan Miskince Köyü ahalisinden meydana gelmektedir.
Lezgilerin arasında eskiden beri Şiî olanlar, Miskince ve Dokuzpara bölgesi sakinleridir. Muhtemelen 16. ve 17. yüzyıllarda Safevilerin etkisi altında bu mezhebe girmişlerdir.Derbent ve civarında yaşayan 100 bin kadar Azerbaycan Türk‘ü ise Şiî’dir. Ancak Şiîler ve Sünnîler arasında hiçbir pürüz yoktur. Bu iki mezhebin halkı Derbent’te Cuma Mescidi’nde sorun çıkmadan birlikte ibadet etmektedirler. Kafkasya’da Şiî Türkler arasında Nogayların içinde bir kol olan Kundurları görmekteyiz. Kara-Agaç veya Karagaç isimleriyle de anılan Kundurların büyük bir kısmı Astrahan Tatarları tarafından asimile edilmiştir. Dillerinde Nogay Türkçesinin özellikleri görülür. Nüfus sayımlarında hiçbir zaman ayrı olarak listeye geçmedikleri için sayıları hakkında hiçbir bilgi mevcut değildir. Gürcistan’ın Borçalı bölgesinde Bolnis ve Dmanisi ilçelerinin nüfusu dışında kalan ve sayılarının 500 bin civarında olduğu belirtilen Karapapak Türkleri Şiî’dir.

          Sovyetler Birliği döneminde Kafkasya’daki Müslümanların dinîyönetimi Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bulunmaktaydı. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından da faaliyetlerine devam eden merkezin başındaki şeyhülislam Şiî mezhebinden, yardımcısı müftü ise Sünnî-Hanefî anlayışına sahip kişilerden atanmaktaydı.Kafkas Müslümanları İdaresi’nin başında Şiî bir Türk’ün bulunması bazı sorunlar oluşturmaktadır. Kafkasya’da Azerbaycan dışında Müslüman nüfus genellikle Sünnî’dir. Azerbaycan’daki Kafkas Müslümanları İdaresi’nin ülke sınırlarının dışındaki alanlara müdahalesi sıkıntı yaratmaktadır. Gürcistan’ın Müslümanlara dönük bir idarîyapı oluşturması, Azerbaycan’da rahatsızlık yaratmıştır. Sünnî bölgelerdeki dinsel yaşamın Şiî Şeyhülislamın yetkisi altında bulunmasının doğru olmadığı yönündeki itirazlar da olayın başka bir boyutudur. Tüm bunlara rağmen Kafkas Müslüman İdaresi ağırlığı, etkinliği ve gücü olan bir örgütlenmedir
   
Aslında Azerbaycan Cumhuriyeti resmen tüm dinlerin eşit haklara sahip oldukları laik bir Cumhuriyet olmakla birlikte, Orada Sovyetler Birliği’nden devralınan sistem sayesinde dinîteşkilatın sıkı bir denetim ve kontrol altında tutulduğu biliniyor. Öteki Türk Cumhuriyetlerinden farklı olarak Azerbaycan’ın Müslüman nüfusunun büyük bölümü (tahminen yüzde 70’i) Şiî’dir. Bununla birlikte bir buçuk asırlık Çarlık Rusyası ve Sovyet yönetimi Azerbaycan toplumunun belli bir ölçüde sekülarize olmasına imkan vermiştir. Öyle ki, orada kimlik belirlemede din, milliyetçilik ve modernizmden sonra gelmiştir. Esasen, toplumun büyük çoğunluğunca İslam, bir dinden çok “gelenek” olarak algılanmıştır. Dinîotoritelerin Sünnîlerle Şiîler arasında işbirliğini geliştirmeye dönük çabaları da dikkatlerden kaçmamaktadır. İran ve Irak’taki gibi din adamları hiyerarşine dayalı yapılanmalar Azerbaycan’da gelişmemiştir. Azerbaycan’da Şiîler Sünnîlerden, şehirliler köylülerden daha çok dindar görünmektedir. Bakü’de Şiîlerin ve Sünnîlerin Cuma camileri farklıdır. Taze-Pir Camii Şiîlere, Azdarbek Camii de Sünnîlere aittir.

          Azerbaycan’da yaşayan Türklerin büyük çoğunluğu Şiî olmasına rağmen, Azerbaycan, İran’ı ülkede Şiîliği yayacak bir tehdit olarak algılamaktadır. Gerçekten de İran “Seher 1”, “Seher 2” gibi televizyon kanalları başta olmak üzere görsel ve yazılı medyayı kullanarak Azerbaycan’da kültürel bir olgu olan Şiîliği derinleştirmeye çalışmaktadır. Azerbaycan İran’dan gelmesi muhtemel radikal Şiî korkusu yüzünden seküler anlayışı hakim kılmak yönünde çaba harcamaktadır. Aslında Sovyet döneminde dinin geri planda olması, seküler anlayışı ön plana çıkarmak için uygun zemini de yaratmıştır. 2011 yılında yapılan mülakatlarda Azerbaycan’da dinin, İran değerleri üzerinde yükselmekte olduğu ve bunun Türklüğün aleyhine işlediği iddia edilmiştir. Azerbaycan Anayasası’nın 48. maddesine göre herkes din ve vicdan hürriyetine sahiptir. Yine anayasanın 18. maddesinin 1-3 bentlerine göre Azerbaycan Cumhuriyeti’nde din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır. Bütün dini inançlar yasalar karşısında eşittir. İnsan şahsiyetini aşağılayan, insanlık değerlerine karşı olan dinleri yaymak ise yasaktır. Eğitim de laik anlayışa uygundur. Azerbaycan’da devlet-din ilişkileri 2001 yılında devlet başkanı Haydar Aliyev’in emri ile kurulan Azərbaycan Respublikasının Dini Qurumlarla İş üzrə Dövlət Komitəsi tarafından düzenlenmektedir...
Kaynak : Kafkas pravdası...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

VERHNİY LARS (UPPER LARS)

Gürcistan ile Rusya (Kuzey Osetya) arasındaki tek aktif kara sınır kapısıdır. Gürcistan ile Rusya arasında geçişin sağlandığı ve...