Yıllardır Ticaret için Gürcistan'ın her yerine gidip gelirim. Lakin Sovyet lideri Josef Stalin in doğduğu şehir Akhal Goriye ne turizm nede ticari anlamında hiç yolum düşmedi. Bunun farkına vardıktan 20 bin nüfus olan bu küçük şehire bir günümü ayırmaya karar vermiştim. Nedir nasıl bir yerdir diye. Fırsatta doğmuştu artık, soluğu direk şehirde aldık. Öncelikle yavaş yavaş şehir kendini günümüz koşullarına göre yeniliyordu. Artık Sovyet dönemi zemin kat mağazalarından çıkıp merkezi konumlama satış yerlerine doğru gidiliyordu. Lakin tuhaf modernite'nin içine Stalini koymadan edemiyorlardı. Bir markete gireceğiz tabelasının yanında Stalin resmi hediyelik dükkana gireceğiz aynı. ilgim olan giyim mağazalarına bakıyorum orada baskılı tişörtlerle stalin karşımızda duruyordu. Post bıyıklı haliyle, berber dükkanın içinde devasa çerçeveli Stalin resmi bizi gözetliyor gibiydi, tuhaf olmanın yanında empatide kurabiliyordum hem Gürcülerin hem Gori kentinin, dünya klasmanında tanınan pek fazla devlet liderleri yok gibiydi neredeyse bunun için "Stalini " gözümüze" sokup duruyorlardı . Doğduğu evi müze yapmışlardı bizde gidip görelim dedik.
Çokça sıra vardı, sırada birden fazla dil konuşuluyordu. Kültür kaosu içine girmiştik. Kafkas milletlerinin Gürcistan seyahatine gelenlerin uğrak yerlerinden birisiydi bu müze. Biletimizi alıp içeriye girdiğimizde 1930 lu 50 li yılların dünyasını özeti gibiydi resmen. Dönemin Amerikan başbakanı Rosolvelt İngiltere başkanı Churchill olan fotoğrafı ise modern dünyayı nasıl var ediyoruz ve paylaşıyoruz gibi kulaklarımıza fısıldıyorsdu resmen papaz okuluna gittiği dönemin kitaplarıda ilgi çekiciydi .Eski Gürcüce de yazılan kitaplardı Gürcüce ilk çağdan günümüze kadar gelmiş olmasına rağmen kendi içinde iki veya üç kere evrim geçirmişti. Sovyetler Birliği içinde yolculuk yaptığı tren kompartumaninın bir kısmı müzedeydi. Orada savaş sonrası Sovyetlerin tarımsal ve sanayi'sel kalkınma planlarının ve fikirlerinin alındığı yermiş dünyanı dört bir yanından gelen ikinci dünya savaşının kazanılmasından dolayı barış ve tebrik mesajları ve aynı zamanda küçük çaplı hediyelerin bir kısmı duruyordu. Daha dikkat çekici olan kısmı ise Tifliste komünizm propagandasi üzerine yapılan planlamaları idi Gürcü pravdasını nasıl çıkarttıklarına dair ve çocukluk dönemine ait özel eşyaları müzede sergileniyordu. Müzeler bir nevi güzel kokan cenazeler gibidir gezip gördükçe o zaman diliminin anılarını çok iyi yaşarsın bizde Dünyaya mal olmuş bu kişinin Gürcistanda doğduğu kentte çocukluk ve gençliğinin ve siyasi liderlerliğinin küçük bir kısmının sergilendiği müzede görüp analiz ettik. Müzeden dışarı çıktığımızda ise karşı dağların yamacında yapılan inşaatlar dikkatimizi çekiyordu, Bunlar neden niçin diye sorduğumuzda 2008 deki Rus ya Gürcistan savaşında Güney osetyadan kaçan Gürcü ve azda olsa oset halkına yapılan evlerdi cevabını aldık. Avrupa birliği fonlarıyla, hayli ilginç bir durumdu .Akhal Gori şehrini Dünya gözüyle görmenin mutluluğunuda yaşamış olduk . Gori şehrini ve Stalinin müzesini gezip gördükten sonra aklıma Stalin'in annesine dediği Anne ben büyük bir çar oldum ,oğlum keşke papaz olsaydın sözü gelmişti.....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder