14 Mayıs 2026 Perşembe

ERMENİSTANDA YAŞAYAN ASURİLER



Ermenistan’daki ikinci etnik grup olan Asuriler ise çoğunlukla Ortodoksluk dinine mensupturlar. Ermenistan’daki Asuri nüfusunun varlığı 1826-1828’li yıllarda yapılan Rus-İran savaşları dönemine kadar gitmektedir. Asuriler Rus-İran savaşları sırasında Rus otoritelerinin izniyle kısa sürede İran’daki Urumiye bölgesinden Ermenistan’a göç etmeye başlamışlardır.

 

Ermenistan’daki Asuri nüfusu 1980 yılında yapılan bir sayıma göre 9.000 olarak kaydedilmiştir. Ekonomik nedenlerle başlayan göçün ardından Ermenistan’da Asuri nüfusu azalmış yaklaşık olarak 8.000 kişi kalmıştır. Bu nüfusun ise 500’ünün Erivan’da yaşadığı bilinmektedir.

 

Ermenistan’daki Asurilerin genel olarak tarım, bahçe işleri ve şarapçılık mesleklerinde çalıştıkları görülmekle beraber, büyük bir grup Asurinin ise daha çok entelektüel tabakayı oluşturduğu ve devletin çeşitli birimlerinde görev aldıkları saptanmıştır. Ermenistan’da devlet işlerinde de görev alan Asurilerin bu yönünün diğer azınlıklardan farklı olarak topluma entegre olduklarını göstermesi bakımından dikkat çekici olduğunu söylemek mümkündür.

 

Asurilerin yakın dönemde karşılaştıkları temel sorun ülkedeki diğer etnik azınlıklar gibi başta işsizlik ve eğitim problemidir. Ayrıca sağlık, sosyal ve kültürel alanlardaki kısıtlamalarla da karşı karşıya kalan Asurilerin siyasi alanda da resmi bir temsilcileri bulunmamaktadır.

 

Asuri çocukları Ermenistan’daki resmi okullarda seçmeli ders olarak Asur dilini öğrenebilmektedir ancak bu derslerin belirli saatlerle sınırlandırılmış olması söz konusu dilin öğrenilmesini oldukça zorlaştırmaktadır. Buna karşın neredeyse ülkedeki tüm Asuri topluluğunun Ermenice ve Rusçayı akıcı bir şekilde kullanabildiğini söylemek mümkündür. Asuriler ülkede resmi tek sosyal ve kültürel faaliyet olarak ancak Ermenistan Cumhuriyeti Milli Eğitim Bakanı’nın izniyle, Erivan Devlet Üniversitesi’nin Doğu Bilimleri Bölümü adı altında bir araya getirdikleri toplantılarda gerçekleştirebilmektedirler.  

 

Ermenistan’da diğer etnik azınlıklardan farklı olarak Asuriler ile Ermeniler arasında evliliklerin gerçekleştiği ve her iki toplumda da bu tür evliliklere karşı herhangi bir negatif tutumun olmadığı da görülmektedir. Bu tür evliliklerin oluşumundan dolayı  Ermeni-Asuri yakınlaşmasının önemli bir etkisinin olduğu düşünülmektedir. Bir diğer neden ise, Ermenilerin diğer etnik gruplara oranla Asurileri daima kendilerine daha yakın görüyor olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu yakınlığın önemli nedenleri arasında ise tarihte  ortaya çıkan çoğu Ermeni yerleşkelerinde  Asurilerin Ermenilerin yanında yer almış olmaları gelmektedir.
  Asurilerin milli kimlik ve kültürlerini korumak adına birtakım örgütlenmeleri mevcuttur. Bunların başında amaçları arasında; dilin gelişimine katkıda bulunmak, milli ve tarihi değerlere sahip çıkmak ve ülkede bulunan diğer milletlerle kültürel paydada buluşmak gibi amaçları olan “AŞŞUR” yani Asuri Gençlik Merkezi gelmektedir. Benzer amaçlarla kurulan bir diğer kurum da “ATUR”dur. Asuri Merkezi anlamına gelen bu kurum da 1987 yılında kurulmuş olan bir sivil toplum kuruluşudur.

 Yerevanda buluduğumuz bugünlerde Asurilerin Akudi bayramına denk gelmemiz müthiş bir şeydi bu sene altı bin yedi yüz yetmiş beşincisi kutlanacak bu bayram için  şehir merkezinde stand kurulmuştu   ta babilden bu yana devam eden bu bayram asurilerin baharın gelişi bayramı kutlamasıydı  21 Mart ve 1 Nisan arası bir hafta boyunca çeşitli kutlamalar oluyordu  sadece  Erivanda değil  İran Irak Suriye Tuieyedede kutlanıyordu.   
  Sabah kahvaltımızı yaptıktan sonra  Akudi Bayramı'nın kutlanacağı alana gelip çevrede olup biteni izlemeye koyulduk . Her yer cıvıl cıvıldı ASURİLER rengarenk kıyafetlerini giyinip üstü açık arabalarının üstünde ellerinde renkli renkli flamalarla şehiri coşturmaya başlamıştı.  Diğer taraftan insanlar akın akın eğlencenin alanına doğru geliyordu.   Alanda kalabalık artınca Ermenice asurice şarkılar söyleniyordu.  dillerinden anlamasakta  olup biteni iyi izliyorduk.
Peşinya'nın tebrik mesajından sonra dünyadaki Asuri cemiyetlerin tebrik mesajları sesli okundu ve sahneyi  Asuri bir sanatçı almıştı  şarkılarıyla coşturuyordu insanları , alanın diğer yakasında orta boylu bir ateşlik vardı içinde odunlar koyulup  yakılacaktı.  Erivan şehri tarihi günlerinden birini yaşıyordu sokaklar cıvıl cıvıl olmasının yanında akın akın alana geliyorlardı sadece ASURİLER değil  diğer kimlikteki insanlarda geliyordu tam bir karnaval havasındaydı  . 
  Ateşlik'teki orta boy odunlar yakılıp insanlar çevresinde halaya durdu her insan ayrı renkte giyinmiş. Farklı bir alemi temsil ediyor gibiydi.
Ateşin üzerine eğilip kalkıyorlardı , anadolu halay tipinden çok farklı bir halay türü çekiyorlardı. İçlerinden bir kadın halaydan çıkıp ateşe yaklaşıp eğilip kalkıyordu.sonra kafasını yukarıya kaldırıp dualar ediyordu.   Hlay ateşin çemberinde alana yayılmıştı küme küme herkes halay çekiyordu.  İran'da Gürcistandan Televizyon kanalları akuti bayramını kutlamalarını çekmek için Başkent Erivana gelmişti .  Ortodoks Asurilerin baş papazı elinde okutulmuş su ile alanda incilden ayetler okuyup insanların üzerine tütsü ve su ile serpiştiryordu.   Stand'tan ilahiler söyleniyordu.  Bizler ise kenarda masum Türklü'ğümüzle olup biteni izliyorduk.  Papaz görevini yapıp alandan çekilince  insanlar tekrardan halaya durmuştu. Tam bir doğu rapsodili bayramdı ve dahası kadınların ve erkeklerin cinsel objelikli bir durumu yoktu.  Kıyafetler oldukça doğu tandanslıydı  hayır sever iş adamları alandaki insanlara yemek dağıtıyordu  ve Erivan tarihî günlerinden birini yaşıyordu her şey durmuş gibiydi  böyle bir bayram organizasyonuda Ermenilerin vartavar bayramında oluyordu.  Ona hiç denk gelmemiştim. Hayatımda ilk defa farklı kültürde bir bayram kutlamasına denk gelmiştim  Bizim nevruzun farklı bir geleneğini Erivanda görmek güzel bir duyguydu  akşama kadar süren bu bayram eğlencesini biz 4 saat izlemiştik sonrasında zaten müzikal alana dönüşüyordu  kalabalıktan alanı terketmemiz biraz uzun sürdü alandan çıkınca kendimizi bir kafeteryaya atıp günün olup bitenini analiz edip kahvemizi içiyorduk....
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ERMENİSTANDAKİ TARİHİ GÖK CAMİİ

Ermenistan'ın başkenti Yerevan'da bulunan Gök Cami ya da ‘Blue Mosque’, yapıldığı 1700'lü yıllardan bu yana, gök ren...