Ermenistan'ın başkenti Yerevan'da bulunan Gök Cami ya da ‘Blue Mosque’, yapıldığı 1700'lü yıllardan bu yana, gök rengi kubbesiyle hala dimdik ayakta duruyor.
Yerevan'da Mesrop Maştots Caddesi üzerinde bulunan Gök Cami, Sovyetler'in seslenişiyle Gök Medrese ya da turistler tarafından ifade edildiği üzere Blue Mosque, ağaçların arkasındaki mavi çinileri ile yoldan geçenleri selamlamaya devam ediyor.
1766 yılında dönemin Yerevan’ın Beyi Hüseyin Ali Han tarafından yaptırılmış olan caminin asıl adının Hüseyin Ali Han olduğu da bilinenler arasında.
Yerevan Beyliği, Safeviler Devleti'nin dahilinde, Yerevan şehri ve çevresini, Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'nin Şerur bölgesi, şimdiki Türkiye'de bulunan Iğdır (İgdir) ilini ve aynı zamanda Beyazıt Kalesi'ni içine alan, Kaçar boylarının temsilcilerinin yönettiği bir beylik olarak biliniyor.
İran ve Rusya'nın bölgesel hakimiyet kurma çabaları arasında yıkılan Yerevan Beyliğinin aksine, 1900'lü yıllarda üç kez yangın geçiren Gök Cami, inatla ayakta durmaya devam ediyor.
Halen daha şehirde izleri bulunan Sovyetler döneminde ordu deposu, daha sonraki yıllarda ise Yerevan Tarih ve Zooloji Müzesi olarak kullanıldığı bilinen yapı, Sovyetler'in yıkılıp Ermenistan'ın bağımsızlığını kazanmasının ardından, İran'la yapılan bir protokol neticesinde, 1995 yılında tekrar cami olarak hizmete açıldı. En son restorasyonunu da 1999'da gören cami 7 bin metrekare alan üzerine kurulu. Asıl kubbenin bulunduğu ve ibadet yapılan alana ev sahipliği eden ana mekan 442 metre genişliğinde ve kubbe yüksekliği de 24 metre yüksekliğinde.
Camideki 28 odada ise, kimi zaman toplantılar yapılıyor, bazı odalarda da İran tarihine ait bazı eşyalar sergileniyor. Hüseyin Ali Han'ın 4 minareli inşa ettiği camide, bugün tek bir minare varlığını koruyabiliyor. Caddeden avluya açılan dar kapının hemen ilerisinde, ziyaretçileri büyük toplantı salonu karşılıyor. Bu salonun da girişi çini işlemeleriyle bezeli. Büyük toplantı salonunun hemen karşısında ise, halihazırda dış cephesinde onarımı devam eden asıl kubbenin bulunduğu ve ibadet mekanı olarak kullanılan cami kısmı yer alıyor. Her iki yapıyı birbirine bağlayan dörtgen alanda ise küçük odalar yer alıyor.
Camide ibadete gelenler daha çok Ermenistan'da yaşayan İranlılar ve bölgeye gelen Müslümanlar. İbadet için gelenler raflarda bulunan Kur'an-ı Kerim'leri okuyabiliyor, namaz taşlarını secde edecekleri yere yerleştirip ibadetlerini edebiliyor. Daha çok eğitim ve ticaret amaçlı Yerevan'da yaşayan Sünni cemaatin bir kısmı ise, gerekli izinleri alarak Mısır Konsolosluğu binasında Cuma namazlarını kılıyor.
Gök Cami'nin Unesco Kültürel Miraslar listesine alınması için dönemin Ermenistan Kültür Bakanı Hasmik Poghosyan konuyla ilgili çalışmalara başladıkları belirtti. Ancak çalışmalar sonlanamadı. 2018 yılının Ocak ayında, Ermenistan Kültür Bakanlığı, İranlı mevkidaşlarına araştırmalar ve sonuç hakkında dilekçe gönderdi. İran'dan gelen yanıta göre, cami civarındaki bazı yapıların süreci engellediği ifade edildi.
Camide Perşembe akşamları, kandil geceleri ve Aşure gününde yapılan sohbetlerde daha fazla katılım oluyor. Son olarak Regaip Kandilini camide geçiren Ermenistan'da yaşayan Müslümanlar, hep birlikte namaz kılıp dua ediyor.
Cami cemaatini, Ermenistan'a çalışmaya gelen İranlı Müslümanlar, İranlı Türkler ve Azeriler oluşturuyor, çok az sayıdaki Ermeni Müslümanlar da bu camiyi kullanıyor. Kandil programlarında 50 kişi kadar olan cemaat, Aşure günlerinde bölgede yaşayan gayri Müslimlerin de ziyaretiyle 500 kişiye çıkıyor. Ermeni hükümetinden hiç bir destek almayan bu camii oradaki müslüman ahali tarafından kollektif çalışmalar neticesinde ayakta duruyor. Ermenistanda tek camii olması sebebiyle baya ilgi çekiyor İran'daki Türkler tarafından günü birlik veya kalıcı turlarda ilk dursk noktası olan yer bir çok Güney Azerbaycanlı Türkle bu camiide denk gelip konuşma fırsatı bulabiliyoruz Ermenistandan daha çok Tebriz ve Türkiye üzerine konuşuyoruz ve hiç bir çekinme olmadan Anadilimiz Türkçeyi yerevanda konuşmak bize ayrı keyif veriyordu Camii çevresinde bulunan esnaf tipi Müslüman lokantalarında rahatlıkla yemeklerimizi yiyip orada yaşayan müslümanlar hakkında bilgi malûmat alabiliyoruz
Caminin içinde tanıştığımız İran Türkü Solmaz Nazmeri 6 yıldır Ermenistan'da yaşayan Müslüman bir kadın. Nazmeri, “İş için Ermenistan'da eşim ve çocuğumla birlikte geldik ve yaşıyoruz. Özellikle Perşembe akşamları camiye geliyoruz ve hep birlikte dua ediyoruz. Camiye gelenler hemen hemen birbirini tanıyor.
diyordu bizlere Ermenistan'da bir müslüman Türk'ün gözünden yaşamın nasıl olduğunu sorduğumuzda Nazmer hanıma ; Şu ana kadar hiç bir Zorluk görmedim çocuklarımı farklı bir kültürde eğitmek açısında güzel oluyor.iranda iken Farça ve Anadilimiz Türkçeyi biliyorduk şimdide Ermenice Rusça eklendi dilimize ve sadece Azerbaycan ve İran'daki olup bitenleri değil dünyada olup bitenleride kendi dillerinde öğrenebilme imkanı buluyoruz diyordu . Ermenistanin Sovyetler döneminde kalma eğitim sisteminin devam ettiğini ve çok yönlü hayata bakalabildiğinden bahsediyordu. Burada yavaş yavaş müslüman mahalleleri oluşmaya başladığından az da olsa dernek faaliyetleri oluyordu genelde Farisiler ve Azeri Türkleri camiide oluyordu. Buradaki Kürtlerin çoğu Ezidi ve Apostolik Hristiyan olduğu için Anadolu'daki gibi müslüman olmadıklarından bahsediyordu .
Bizlerin Türkiye'den gelip buraları ziyaret etmesinden daha çok Anadolu'dan gelip burada tanışmamız Nazmer hanımı memnun etmişti Türkiye'deki havadislerden biraz konuşmuştuk yakınen Türkiye'yi kendince okuyup analiz ettiğini bahsediyordu. Şu son zamanlarda İran Azerbaycanından buraya iş için gelip yerleşen bir hayli gelenler olduğunu ve şu ana kadar hiç bir sorun olmadığından bizlere bahsetti İran Ve Ermenistan arasinda yakın zamanlarda kimlikli geçişin başlayacağını söyledi bizlere Ermenistan İran arasındaki ticari faaliyeti artırmak adına yapılan bir düzenlemeydi bu hamle .
Gök camiinin dışarıya ezan okunması yasaktı Anadolu'daki cami yapısından oldukça farklıydı. İran'daki gibi buradada caminin yanında derslik medrese vardı pek fazla cemaati olmayınca boş duruyorlardı. Yerevandaki Gök camiisi ve cemmati için edindiğimiz gözlemler böyleydi tesadüfen karşılaşıp oturup çay içip sohbet ettiğimiz Nazmer hanıma teşekkür ederiz bizlere verdiği bilgiler için ......
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder