14 Mayıs 2026 Perşembe

YEREVANDA KARSLI BİR RUMUN ANTİKA DÜKKANI

Transkafkasya’daki Yunanlıların geçmişi M. Ö. 1. ve 2. yüzyıllarda başlayan ve 13. yüzyıla kadar devam eden göç dalgasına dayanmaktadır. Ancak Ermenistan’daki Yunanlı nüfusunun çekirdeğini ise Ermenistan’a 18. yüzyılda gelen maden işçileri oluşturmuştur. Bu dönemde aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerden Ermenistan’a gelen Yunanlı maden işçilerinin ilk göçlerinin ekonomik nedenlerle olduğu anlaşılmaktadır.
Ermenistan’daki Yunanlılar Eski Yunan dilinin uzantısı olan dilinin bir dialektiğini kullanmaktadırlar. Ermenistan’daki tüm Yunanlılar, hem Ermenice hem de Rusça dillerini akıcı bir şekilde kullanmaktadır. Bugün Ermenistan’daki Yunanlı nüfusu yaklaşık olarak 6000 civarındadır ve çoğunlukla Erivan, Alaverdi, Lori,  Noyemberian ve Gümrü’de yaşamaktadırlar.
Yunanlıların Ermenistan’da çalıştıkları temel alanlar arasında tarım, bahçecilik ve el sanatları gelmektedir.  Şehirdeki Yunanlı nüfus ise çoğunlukla bakır endüstrisinde faaliyet göstermektedir. Ayrıca diğer azınlıklardan farklı olarak yönetimde de yer alan Yunanlıların, daha çok adı altında çeşitli sivil toplum örgütleri kurdukları ve yönetim tarafından desteklendikleri görülmektedir.
Ermenistan’daki Yunan azınlığının da Asuriler gibi yönetimle iyi ilişikler içinde olduğu görülmektedir. Bunun nedeni ise Derin bir Roma kültürü olduğu için Yunanlıların Ermeni yönetimi tarafından daha çok desteklenmesinden kaynaklanmaktadır. Nitekim aynı desteğin karşılıklı olarak Yunanistan’daki Ermeni azınlığına gösterildiği de bilinmektedir.
  Kuru ve sıcak bol ağaçlı yerevan caddelerini geziyorduk;  gayet temiz sokaklardı ,şehrin kalbi Maştostyan caddesinde atıyordu . Bizlerde  o caddeye yakın yerlerde geziniyorduk ve kendi çapımızda incelemeler yapıyorduk. Aramızda Türkçe konuşarak  cadde kaldırımları arşınlıyorken,  bir anda Türkçe bir ünleme ile merhabalar selam diye seslendi esmer kıvırcık saçlı hanımefendi . Yerevanda Türkçe konuşulduğu için bize sıradan bir olay gelmişti,bu durum asıl gerçek sonradan ortaya çıktı. Hanımefendi antika bir dükkan işletiyordu.  Aile'ce bu işi yapıyorlardı aynı zamanda'da bakır işiyle'de uğraştıklarını öğrendik konuşma esnasında . Bu tatlı selama karşılık verip bizi dükkanına davet etmişti, bizlerde girdik orta boylu ve baya güzel bir antika dükkanı idi hanım Efendi'nin ismi Elpida idi .  Bizlere Anadolu'nun neresinden geldiğimizi sordu Trabzon cevabı verince hafif tebessüm şaşkınlığı ile Atalarımızın memleketi söyledi siz Hristiyan Trabzonlumusunuz dedim ? Gülerek başını sallayarak hayır Karslı'yım dedi  ama Trabzon bizim için önemli bir şehirdir dedi; biliyorum dedim gülerek  buraya 93 harbi sonrasında geldiklerini karsta'ki yaptığı işleri burada'da yaptıklarını söyledi aile boyu zanaatkarlıklarını devam ettirdiklerinden bu dükkan haricinde iki tane daha bakırcılık üstüne kurulan dükkan olduğunu söyledi . Şu son zamanlarda Türkiye'den gözle görülür oranda turist geldiğini  şehirde bizim dükkana uğradıklarını söylüyordu. Türkçe müziklerin  olduğu listeyi bile bizlere gösterdi. Sanki yarım kalmış bir hikâye gibiydik ,kaybolup tekrardan birbirimizi bulmuş gibiydik ve hiç tedirginlik yoktu içimizde konuşurken .Ata topraklarından geldiğimiz için bizlere farklı bir gözle baktığını hissediyorduk . Bizlere kahve sipariş etmişti  Yunan kahvesi diye  belirtmekte vazgeçmedi , karşılıklı gülüşerek  ha Yunan ha Türk ikiside aynı en iyisi Anadolu kahvesi diyelim deyip işi tatlıya bağlamıştık. Sürekli bizlere modern Anadolu hakkında sorular soruyordu.
Belliki Anadolu'dan uzak kalmanın yanında merakları hiç bitmemişti bizlerde sorduğu sorulara cevap veriyorduk  ve en son okuduğu kitabı gösterdi bize Yaşar Kemal'in Ağrı Dağı efsanesi adlı romandı daha ilginçi Ermenice yerine Türkçe basımını okuyordu  bu duruma hayret etmiştik bazı kelimeleri anlamasamda Türk dilinde okumak güzel diyordu. Dükkana alışveriş için gelen misafirlerle ilglenip sonra bizlere dönüyordu . Türkiye'deki dizileri ve sinema filmlerini elinden geldiğince takip ediyordu. Madem bu kadar Anadolu'yu merak ediyorsun gezmeye gel dedim hafif omzunu silkeleyip başını yana yatırarak bilmem belki bir gün olur diyordu.  Anadolu'yu merak etmesi güzeldi bin yılda geçse unutacak gibi değildiler diyordum içimden; dükkana habire rus turistler geliyordu belliki antika'ya meraklı idiler dükkanda Çarlık Rusya'sı olsun Osmanlı olsun Sovyet olsun bu üç dönemden antika eserleri bulunuyordu.
Çok iyi bir sentez yapmıştı Osmanlı tarihi ürünlerine tercih nasıl diye sorduğumda,iyi demişti geçenlerde Rusya'dan gelen bir ailenin Osmanlı ürünlerinden aldığını söylemişti Ruslarında Osmanlı sanatına ve eserini sevdiklerini söylüyordu özelikle bir dizi varmış dedi bu aralar Rusya'da çok popüler onu izliyorlar dedi hangisidir deyince yarım yamalak şeklinde "kanuni dönemini anlatan dizi " dedi  tebessüm ederek muhteşem yüzyıl cevabını verdim aaa evet o  dedi Hürrem Sultan'ın etkisinden dolayı olsa gerek dedi gülerek belkide dedim içimden Rusların haricindeki İran Güney Azerbaycan'dan gelen Türklerde Osmanlı ürünlerini tercih ettiklerini söylüyordu. Özellikle şu son zamanlarda yoğun tur otobüsleri geldiğini ve şehir merkezindeki otellerde kaldığı için buradan baya alışveriş yapıldığını söylüyordu bizlere  . 
  Elpi ' ye Avrupa'ya gitmek isteyip 
istemediğini sormuştum bilemiyorum ama ben burada mutluyum ve Avrupa çok ilgisini çeken bir yer  olmadığını söylüyordu  vize serbestliği olmasına rağmen  halen daha gitmediğini ve dahası aklına bile gelmediğini söyledi en çok merak ettiğin yer neresi dediğimde gülerek tabikide Anadolu dedi  ve her yerini gezip görmek istiyorum özelikle Trabzon ve Kars bölgesini  orada gezmekten daha çok bir ruhun peşinde olacağım gibime geliyor dedi bizlere,  ha keze İran'a da defalarca gittiğini ve çok sevdiğini söyledi.  Rusya  ve Kafkasların her bölgesini gezip gördüğünde aynı heyecanı yaşadığını söyledi. Gülerek ben biraz doğucuyum galiba onun için ruhu olan    ülkeleri seviyorum dedi karşılıklı gülüştükten sonra bizde'de Avrupa'ya vizeli gidilmesine rağmen İnan hiç merak etmediğim yer dedim bende senin gibi doğucuyum dedim galiba Anadolu'da ve Anadolu'lu olmanın gerekliliği böyle gerekir belkide.  Dükkan'ın içinde bir buçuk saate yakın bu tatlı sohbetimizi ettikten sonra kahve içip müsade istemiştik  karşılıklı tanıştığımıza çok mutlu olmuştuk  sosyal medya adreslerimizden birbirmizi eklemiştik halen daha sosyal medya üzerinden sohbetlerimize devam ederiz Elpi hanımla.....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

YEREVANDA ANADOLUMSU TURNUVA

Hayatımda ilginç anılardan bir tanesi ise Yerevanda katıldığım  alt Lig basketbol maçlarından birisiydi . Lakin öyle sıradan bir...