12 Mayıs 2026 Salı

KOMPARTUMANLAR

Hava soğuktu , doluşmuştuk  şosede, eski Sovyet tipli Tren garı'nın içine . Garın içi İran işi çinilerle doluydu.  Doğu Rapsodili tadı veriyordu.
Sağda solda yazlık ve kışlık meyve ağaçları doluydu böylesini ilk defa görüyordum. Nedir ne değildir diye sorduğumuzda  vakti zamanında görevliler tarafından dikilmiş yolculuk esnasında cebinde parası olmayan veya az parası olan  kişilerin açlık hissiyatlarını bu meyvelerden yiyerek giderilmesi için düşünülmüş bir şeydi,
lakin çok ince bir düşünceydi .  Bu fikir Sovyetler Birliği döneminde uygulanmaya başlamıştı dediler ; hiç şaşırmadım niyeyse  ))
        
  Trenimiz biraz rotarlı gelmişti Rusya'da  olimpiyat turnuvalarından dolayı her  istasyondan yolcu alıyordu . Sadece Ruslar değil Kafkas ve orta asya türk benizli bir sürü millet vardı trende  kültür kaosunun içinde resmen kaybolmuştuk . Zorakide olsa çerkez ailesinin kompartumanında bilet bulmuştuk  mini el bagajlarımızı yerleştirdikten sonra oturup tanıştık, sohbet ettik,  şaka ile karışık bizlere Rusya Halklar hapishanesine hoş geldiniz dedi . Teşekkür ettikten sonra gerçekten öyleydi, trenin içerisi halk deryası idi  . Bu tatlı konuşma sonrasında  Resturant bölümüne geçtik güzelce karınımızı doyurduktan sonra  holde sigara içip Karadeniz'in düz coğrafyasını izliyorduk.  Bizdeki gibi  dik ve engebeli değildi  ince cılız yanan Sovyet tipi köy evleri ışıkları tren rayların çevresinde odunsu elektrik direkleri bazı yan yatmış Tarkovkski evrenini andırıyordu bizlere.
Holde uzundu her kompartumın üstünde hangi millete ayrıldığı yazıyordu. Hazır böyle bir ortam bulmuşken holde gezip her milletten insanları analiz etme fırsatını kaçırmamalıydım .
  
      Birinci kompartumanda Azeriler vardı Rusça aksanı ile Türkçe konuşuyorlardı,  bir şeyleri anlatıp sesli gülüyorlardı ,ağızlarında altın dişleri görülüyordu Anadolumsu tarzı sıcak kanlılıkları vardı Türklük geninden olsa gerek  gözleri mahmur doğuştan rastık çekilmiş gibi güzel hatunları vardı  kadını olsun erkeği olsun ablak suratlılığı hakimdi  bu kompartumanın bitişiğinde  osetler vardı  ilk çağlardan bu yana hep aynı yerde yaşayan Milletlerden osetler bizdeki khaldi halkları gibiydi  çok güzel kadınları vardı hele birde oset Rus karışımı olunca farklı bir gezegenden gelinmiş hissi uyandıriyordu . Savaşcı millettirler  aynı zamanda iflah olmaz gelenekselcidirler.  Kuzey osetya gezimde iyi tanımıştım bu milleti hem düğünlerine katıldım hemde aynı sofrada yemek yedim  artık şehirleşme başladığı için eski ve yeni kaosunu yaşayan halklardan diyebiliriz. Oranın karşısında Ermeniler vardı  ince sıska  Anadolu'msu demlerini vuran bir milletti buraya uyum sağlamak konusunda zorlanan milletti çok tuhaftır Anadolu'ya en yakın millettirler. Kafkaslarda olsun Rusya'da olsun her  üretim iş gücünün içinde aktif millet sanatta mimaride  başarılı olmuşlardır.  Rusya'nın her şehri'nin belediyesinde imar işlerinde bir kaç tane Ermeni çalıştığını söylediler bizlere ha keza Tiflisteki o meşhur Rustaveli caddesinin mimarisini ve sokak dizayn işini kendileri yaptığını bahsetmişti zaten Ermeni yaylası bölgesine giderken her köyde bir heykel olduğunu görmüştüm zanaatçı anlamında buradan Özbek kompartumanına geçmiştim,  hafif çekik gözlü ablak suratlı önlerinde cengiz aytmatovun  o meşhur orta asya bozkırlarını anlatan bir kaç tane roman vardı yolculuk esnasında okunması esnasında Türkiye'den geldiğimizi öğrendiklerinde  mutlu olmuşlardı ve üstlerinde Orta Asya'nın taşra mutluluğu ve  Proto Türklük hakim Emir Timur bir yerleden çıkıp gelip tekrardan o eski şaşalı günlerine dönmeyi bekliyor gibiydiler .
       
        Kompartumanlar içinde gezintiye devam ediyorduk Halk kompsomolu edasıyla  lezgilerin ve çeçenlerin kompartumanına girdik  içerisinde kurutulmuş etler ve balıkla ziyafet yapıyordular .
Kafkasların en belalı milletleri savaş için yaratılmışlar resmen  bir çoğu Müslümanlığı kabul etmiş millet çok az kısmı Hristiyan olarak kalmış  kendimizi tanıştırıp biraz sohbet etmiştik bir çoğu işçi olarak Rusya'nın belli başlı şehirlerinde çalışıp hayatlarını sürdürüyorlardı.
Köy hayatını taşra hayatını oldukça çok seviyordular yanındaki kompartumanında abhazlar vardı  bunlarda yarısı Hristiyan yarısı müslüman bir halktı 1993 senesinde Gürcistan iç savaşında Rusya'ya bağlanan milletti  93 harbi sonrasında bir çok müslüman Abhaz Anadolu'ya zorunlu iskan ettirildi,  burada kalanlar ise  bölgede ve Rusya'da yaşıyorlar savaşçı bir millet ve tarımla uğraşmayıda seven bir millet Abhazya soxumi gezilerimde bunu meyve bahçelerinde ve tarım ıslahı projelerinde görmüştüm .  Ve bize en yakın millet Gürcüler vardı bu Gürcü milleti belkide Kafkasların en enteresan milletidir Türkiye'de olsun Rusya'da olsun  özelikle bürokrasi alanında bir döneme damgasını vurmayı başaran Milletlerden, Osmanlı'nın son dönemlerinde sadrazamların çoğu  olsun keza Sovyet Rusya'sında olsun baya etkili millettirler.
Bugün akrabalık bağı olanlar, rusya'ya gelmekte diğerleri vize uygulaması olmadığı için Avrupa ya gitmekte ve İmanlı bir Ortodoks millettirler.
Kompartumanların içlerinde ellerinde Hz isa heykeline dua eden tek onları görmüştüm .

   On sekiz saat tren yolculuğumuzda  kompartumanlardaki Milletlerden edindiğim sohbet ve analizler böyleydi  her taraftan nüans akıyordu bir dönemin dünyasının buraya neden Çarlık Hapishanesi dendiğini daha iyi anlıyorum ve dünya edebiyat klasmanında Rusların neden birinci olduğunu daha görüyordum  çünkü çok millet çok ilham demekti.........

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

VERHNİY LARS (UPPER LARS)

Gürcistan ile Rusya (Kuzey Osetya) arasındaki tek aktif kara sınır kapısıdır. Gürcistan ile Rusya arasında geçişin sağlandığı ve...