BİZUM SOCHİ
Pazarlarında türkçe bilen ermeninin,türkçe konuşan azerbaycanlılardan çok olduğu bir rusya şehridir,çerkeslerin has be has ,öz be öz toprağıdır , bugün her ne kadar çerkes köyleri parmakla sayılsada bu güzel şehirdir Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı,bütün dolmuşçuların ,taksicilerin ermeni olduğu,karşılaştığın ya da tanıştığım beş ermeninin üçünün Erzurum asıllı birinin Trabzon asıllı geri kalan biride Artvin ya da Rize asıllı olduğunun görüleceği ,sahilinin bizimkilerden daha temiz, şehir mimarisinin hem düzenli hemde modernizm'in fazla işgal etmediği Kafkas kozmopolitliğinin yaşandığı güzel şehirdir iki defa gelip şehrin her yerini görmemin yanında her defasında şaşkınlığa uğradığım bir şehirdir Sochi , sanki Rus şehri değil Ermenistan'ın bir şehri gibiydi
Şehri gezmeye daha bismillah demeden binilen takside bile bangır bangır İbrahim Erkal 'ın canısı parçasının ermenice versiyonunu çalıyordu. Türkiye'den geldiğimizi anlayan Ermeni şoför müziğin sesini kısıp tipik bir Erzurum aksanıyla "gaydaş hoş gelmişsinez " Nereden gelirsinez Trabzon deyince "ovvvvvvvv bizum Trapezunta" diye ünledikten sonra müziği değiştirip Fuat saka 'nın rapatma serisini koydu Ermeni şoförde hizmette sınır yoktu. Dahası kaç nesil Anadolu'dan gitmelerine rağmen hiç kopmamışlar ve günlük haber periyotlarını takip etmenin yanında müzikal ve kültür anlamında 'da hakimler. Bu durum hem ciddi bir olaydır hemde insanın aidetlik duygusunun canlı bir örneğidir.
Taksi ilerlemeye başladı nereye diye sormadan bizlerin Araklı'dan olduğunu öğrenince öncelikle sochide güzel bir tur attırıp sonra bizleri kroski pazarında getirdi oradaki Karadere vadisinin Araklılı'larıyla tanıştırmak için . Sochi klasik bir yazlık şehri gibidir tek özelliği bitki florası bol başından hiç eksik olmayan, Elbruz dağlarının her mevsim tatlı soğuğu Trabzon'a geldiği gibi sochi'ye de geliyordu.
Kroski pazarında geldik şoförümüzün ismi Aron 'du pazarda yok yok dahası dil ve kültür anlamında 'da öyle bir tezgahta Azeri diğerinde Ermeni bir diğerinde Gürcü, Çerkez ,Rus ,Özbek,
Tatar, Lezgi ve daha niceleri bir pazardan daha çok Halklar Komsopolu gibiydi binbir çeşit dil kültür ve yaşam . Aron bizi giyim üzerine satış yapan bir reyona getirdi . Oradakilerle Selamlaştıktan sonra Ermenice bir şeyler söyledi bizlere bakarak, ne olup bittiğine anlam vermeye çalışıyorduk hem pazarın hareketliliği hemde yaşadığımız durum açısından . Aile bize bakıp gülerek Türkçe hoş geldiniz dedi; küçük tabureleri bize uzatıp oturmamız için işaret etti . Biraz uzaklaşıp tekrar geri döndü meğerse kahve sipariş vermiş . Yanımıza oturup tebessüme devam ediyordu Nikita adında beyefendi. Araklı'nın hangi köyündensin ...!!
Marzuba ...!! dedim
Axo'nun karşısı deyince tebessüme devam etti Axooo diye ünledi.
Sizler Araklı'nın neresindensiniz dedim .
Parvana dedi . Şimdiki ismi Pervane dedim. Tebessüm ederek kafasını hafifçe salladı. Kahvelerimiz geldi , sohbetimizde derinleşmeye başladı dokuz yüz on iki yıllarda ailesi ticaret için Krasnadara geliyor mübadele olunca 'da öylece burada kaldıklarından bahsediyordu . Hem Sochi hemde Krasnador'da ticari hayatlarına aktif şekilde devam ettiriyorlar çerkezlerden boşalan köylere yerleşdiklerini Sochi Krasnodar hattında ciddi bir Ermeni ağırlığından olduğunu bahsetmesinin yanında ticaret ,tarım hayvancılıkta'da hakim olduklarından bahsetti sochi il genel meclisinde dört tane Ermeni meclis üyesi olduğunu ve bir tanesinin Araklı 'dan olduğunu söyledi. Bizimde buraya işimiz düşerse halledilir dedim bak hemşerilerimizide bulduk dedim ve karşılıklı gülüştük . Araklı'dan başka Birilerinin burada olup olmadığını sorduğumuzda , genelde burası Parvana( Pervane) Ermenilerinin ağırlıkta olduğu söyledi . Axo' köyünün Ermenileri ise Yerevan'da ağırlıkta olduklarını belirtti. Sochi şehrine kahvehane kültürünü Araklı'lı Ermenilerin getirdiğini Ruslar bunlara genelde Çayhane diyorlar. Kahvehane içlerinde eskiden olduğu gibi şimdide satranç,dama ve briç oynandığını hemde günlük fikir alışverişlerinin yapıldığından bahsedildi . Krasnaya pollayana yol üzerinde ki Çayhanalar( kahvehane) hepsinin Ermenilere ait olduğunu söyledi yolunuz o tarafa düşerse içmeyi ihmal etmemizide söyledi Nikita amca.
Bizden başka kimselerle oturup tanışma fırsatı buldunmu dedim ..!!
Nikita amca Trabzon bölgesi ( Artvin ,Rize ,Trabzon) çok gelip giden oluyor tezgahlara ama kimseyle bu kadar net bir şekilde oturup konuşmadık . Aron sağolasun senin hemşerilerini getirdim deyince şaşırmıştım açıkçası . Ama çok iyide oldu . Sochi'yi konuştuktan sonra Araklı'yı konuşmaya başladık.
Nasıl dedi Axo'da Aşa ve Foşa Goloşa'da ve Kizirnos dağlarının tepelerinde yapılan küçük şapeller ve Çan kulelerinin durup durmadıklarını sordu . Ben ise onlardan eser kalmadı ki amca dedim . Bölgede en önemli yerleşkenin neresi olduğunu sorduğumda Axo ve Parvanadır dedi .
Axo bugünkü yerleşke olmadığından Konak önünden başlayıp Las'a kadar uzanan bir yerleşkedir dedi ondan sonraki bölüme kondiyan Ağanas ve bifera hanları bakardı en üst kısmında ise Parvana ilgilenirdi . Merkezleri tek bir yerde değil bir çok alana yayıp vadinin hareketlenmesi için planlama yapıldığından bahsetti . Axo'nun arkasındaki yerleşkeler ise bugünkü yanbolu mevkiinden bahsediyordu Axo'ya bağlı olan yerler olduğunu söylemişti. O dönemin koşullarında Axo ve Parvana köyleri Karadere Vadisi'nin Batı yakasını her anlamda yönettiğini söyledi. Ticaretin döndüğü alanlar ise Ğahura ve Kaşıkçı Ağanas bifera paravana hanlarının olduğunu söylüyordu . Konak önü ise daha çok Askeri garnizon yerleşkesi olduğundan bahsediyordu. Hem Sochi hem Araklı üzerine sohbetlerimiz bu yöndeydi. Daha önemlisi bu sohbetimizi Türkçe ile yaptık . Sochi'de Türkçe konuşan çok Ermeni görebilirsiniz. Sohbetimizi edip çay kahveler içilip yemeklerimizi yedikten sonra vedalaştık bu güzel Araklı'lı aile ile. Ve halen daha görüşüyoruz.Nikita amca ve ailesiyle. Gerçekten bir imparatorluk çöktü hepimiz o enkazın altında kalmıştık.....!!!!
Sochi için klasik bir Rus şehri diyemeyiz.
Ermenisi, Çeceni, Çerkesi, Rusu, Türkü, Abhazı Azeri Türkü, Gürcüsü çok karisik bir yapısı var.
Ermenilerin Türklerle iliskisi genelde çok iyi.
Portakalın bile yetiştiği bu şehirde ki Dacha'larda Ermeniler Azeri ve Anadolu Türkleri karşılıklı eğlendiklerine şahit olduk.....!!
Sercan Bey, yazınız Soçi’yi anlatırken aslında hafızayı ve kopmayan aidiyet duygusunu çok güzel hissettirmiş. Samimiyetiyle insanı içine çeken, düşündüren çok güzel bir yazı olmuş; kaleminize sağlık.
YanıtlaSilGüzel yorumlarınız için teşekkürler Semih bey
SilHasdur. Okunmiştur. + Alunmuştur. Teşekkur edilmuştur.
YanıtlaSilBiz deşekkür ediyoruz Çağlar bey 🙂
Sil