MARZUBAN BİN NAME
Mojda aradı Tehran'dan nasılsın neler yapıyorsun kısmını geçtikten sonra İran eski cumhurbaşkanı Ayetullah Muhammed Hatemi'nin Şehrin Dünyasından Dünyanın şehrine adlı kitabı sordum hafifçe tebessüm ederek onuda nerden buldun, Hatemi Çok egzantrik bir karakterdir dedim . Hem İran hem Avrupa'da ciddi bir entelektüel saygınlığı vardır bu kitabında ise Dünya 'nın kadim şehirlerinin tekrardan söz sahibi olmasının yanında medeniyet anlamında da söz sahibi olacağı tezini savunuyor ve dünya klasmanında okunan kitaplardan'dır dedi . Hatemi 'yi konuştuktan sonra Moojda bir anda Marzuba senin köyünün adıydı dimi Sercan ? Evet 'te ne alaka Mojda ?
Araştırmalarım esnasında Marzuba name adlı bir esere denk geldim dedi İran'ın eski Türkçeyle yazılmış ilk siyasetnamesi imiş . Haydaaaa !! Aldı beni bir merak konuyla ilgili araştırma yapınca
Taberistan’da X. Yüzyılda hüküm süren Çarekan sülalesi hükümdarlarından olan Marzuban bin Rüstem’in Taberistan’ın halk diliyle kaleme aldığı bu eser Doğu Hikayeciliğinin klasik metinlerindendir. Eser, hükümdar ile veziri arasında çıkan bir tartışma sonucu nakledilen on hikayeden oluşur. Kelile ve Dimne ile Binbir Gece Masalları tarzındaki eserin kahramanları daha çok hayvanlardan oluştuğu için fabl olarak nitelendirilebilir. Hikayelerin özü sosyal, siyasi ve ahlaki tavsiyelere bağlanmıştır. İnsan yaşantısındaki temel zaafları ve faziletleri işleyen bu hikayeler güncelliğini halen korumaktadır.
14. yüzyılda Sadrettin Şeyhoğlu tarafından Türkçe’ye çevrilen Marzubanname, okuyucuyu düşünmeye ve özeleştiriye yönelterek onda hoş bir tat bırakır.
Marzubân-nâme Tercümesi, dili ve içeriği bakımından Eski Anadolu Türkçesinin mühim eserlerinden biridir. XIV. yüzyılın ikinci yarısında Germiyan Beyi Süleyman Şah adına Farsçadan aktarılmış bir eser olduğu hâlde, Sadre’d-dîn Şeyhoğlu’nun çeviri gücü ve dile hakimiyeti sayesinde, telif eserlerde görülen özellikleri üzerinde toplayabilmiş; böylece hayvan hikâyelerine dayanan konusu ile olduğu kadar, akıcı, etkileyici sade dil ve üslubu ile de Türk Dili ve Edebiyatı’nın üstün nitelikli eserleri arasına girmiştir.
Gelelim bizim Anadolu kısmına; Türkiye coğrafyasında Tek Marzuba ismi Trabzon 'da vardır . Marzuba ismi Trabzon'a ait bir isimmi yoksa Horasan üzerinden gelen bir isimmi halen daha muğlaklığını koruyor lakin bu siyasetname Büyük Selçuklu bürokrasisine uzun yıllar siyasi rehberlik etmiştir Trabzon'da ki Marzuba ismine sıra gelince Doğu Karadeniz bölgesinde yüz seksen beş yıla yakın Ayanlık yapmış bir yerdir . Sosyolojik olarak hiç bir şey ıskalamıyor . Marzuba ismiyle daha derinsel araştırma yapınca çok enteresan bir ayrıntı daha karşımıza çıkmaktadır .
ıbn marzuban, tam adıyla abu al-fath al-hakam ibn 'abd al-rahman ibn marzuban al-nahwi , 10. yüzyılın sonlarına doğru yaşamış olan Türk ve Arap dil bilginidir. özellikle dilbilimsel çalışmaları ve dilin yapısını anlama konusundaki katkılarıyla bilinir.
ıbn marzuban'ın en tanınmış eseri, "kitab al-adab" veya "adab al-katib" olarak bilinen bir eserdir. bu eser, arapça dilbilgisi, yazım kuralları ve dil kullanımı hakkında kapsamlı bilgiler içerir. ayrıca, bu eser özellikle arapça dilini doğru bir şekilde kullanmayı öğrenmek isteyen kişiler için rehber niteliği taşır.
ibn marzuban'ın eserleri, arap dilbilimine ve edebiyatına dair önemli kaynaklar arasında kabul edilir. dil bilgisinin kurallarını ve dil kullanımını açıklamak, arapça yazıların düzgün bir şekilde oluşturulmasını teşvik etmek ve dilin doğru kullanımını öğretmek amacıyla yazılmıştır. onun çalışmaları, arap dilbilimi ve dilbilim tarihinde önemli bir yere sahiptir. Aynı zamanda Azerbaycan Emirliğide yapmıştır .
Trabzon 'un bir köy ismi iken Marzuba irandan gelen bir Telefonla Bağdat Tebriz Şiraz Bakü şehirlerini asırlarca Marzubân- name siyasetname adlı eseriyle yüz yıllarca yönetmiş ...!!
Serin Yaz akşamlarının avluda Tebriz sohbetlerinde sabahlara kadar Dil, kültür, tarih ,coğrafya hatta köy ve kasabalara kadar konuştuğumuz zamanlardan bana nerelisin diye soran Dostlara Dünyanın Marzubasındanım derdim bu yazımda bunun nedenini daha iyi anladım....!
Gezi , keşif ve birazda Tarih serisinden diyelim
Sercan bey,
YanıtlaSilyazınızı büyük bir dikkatle okudum. “dünyanın marzubası” başlığı, ilk bakışta yerel bir hikâye gibi görünse de aslında çok katmanlı bir medeniyet yolculuğuna kapı aralıyor. trabzon’daki bir köy isminden başlayıp taberistan’a, siyasetname geleneğine ve dil bilginlerine uzanan anlatınız; yerelin evrenselle nasıl kesişebileceğini çok güzel gösteriyor.
Zaten bu yazının amacı da bu Yerelden uluslararası boyuta uzanan bir hikaye
SilOkudukça hem merakım arttı hem gururum çoğaldı. Hem öğreten hem düşündüren bir yazı olmuş. Helal olsun, kalemin daim olsun kardeşim.
YanıtlaSilDaha Başka neler var abi inanki 🙂
Sil